Gece yağmurla silkelendi
Irmağın kıyısında bitiveren yeşil bir nanenin kokusu
Gülüşmelerin ardından çırılçıplak ayaklarınla
Daldığın ırmak.
O ne güzel gülüştür , ne tekinsiz ne yalansız dolansız
Hepsi yok oldu sorgusuz sualsiz.
Ay ışığında tepelerden süzüldüm, koştum da geldim
Bağıra bağıra çığlık ata ata son sürat.
Ayaklarımız çıplak yine, mutlak çıplak olmalı
Yoksa nasıl çıkar özgürlüğün tadı
Yalnız da olmaman icap eder
Kendi sesini duyamayacak kadar arkadaşının sesi bastırmalı sesini.
Delilik bu, çocukluk
Her çocukluk delilikti biraz.
Kamyon tekerine su katmak yoksa kimin aklına gelir.
Kocaman tekerin içine kattınmıydı suyu
Eline de iki değnek.
Değnek ama öyle her değnek olmaz. İşte her işin bir adabı
vardır.
Bu işin adabı başka.
Tütün değneği sağlamdır böldün mü ikiye? Oldu mu sana
direksiyon?
Şimdi sok, su katılmış kamyon tekerinin içine iki yandan ve
koştur tepelerden aşağı.
Nane kokan ırmağa doğru.
Elin yüzün kapkara.
Kamyon teker i bu. Ne yollar görmüştür, ne yollardan
geçmiştir de, acep böyle eziyet çekmiş midir?
Amanın ne oyundur bu ne zevklidir.
Ama tepeden aşağı indin miydi
Sürdünmüydü tekeri,
tekerin içindeki su bile temiz kalır senin yanında.
İşte o anda anneden yenecek azar, çekilecek kulağın sızısı
yavaş yavaş hissettirmeye başlar kendini .
Kolayı vardır elbet her şeyin
Aman bu kadar düşünmeye ne gerek var
Şimdiki gibi hesap kitap yapmaya.
Attın mı kendini havuza,
5 metrelik 15 çocuğun içinde çırpındığı havuza.
Şimdi ne tekere su katmış deli bir çocuk
Ne nane kokan bir ırmak
Ne bir havuz
Ne de bir çocuk.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder