Siyah Çocuk

Marie Uchytilová- Çocuk Savaş Kurbanları Anıtı- Lidice Museum Stredocesky, Çek Cumhuriyeti
Kafamın içinde sonsuz bir boşluk var
Dün elimi kaldırdım havaya ve saatlerce yukarıda kaldı elim, fark etmedim
Gözlerime geçmem gerek şimdi de
Ondan bahsetmek ne kadar sıkıcı
Gözlerim sağlam, kulaklarım, ellerim, burnum
Tamamlayamadığım bir pazılın parçaları
Hepsi ayrı uzuvlarmış da vücudumda, hepsinin ayrı ayrı beyinleri varmış gibi, 
Birbiriyle sidik yarıştıran
Hepsinden ayrı ayrı sesler duyuyorum
Lanet olası sesler
Bu seler bombalıyor beni
Her an her şeye yorum yapan sesler, kendini bi bok sanan sesler
Cenaze feryadı gibi bitmeyen, aynı tonda, korkunç.
Güldürün beni
Çocukların fıkralarına güleyim
Ya da fıkralara gülsün çocuklar
Aptal fıkralara gülsün.
Kafamın içinde karanlık var
Bu sesler susmalı, rüzgarın sesi bile ne kadar ağır
Hele o rüzgara, feryatlar karıştıysa yüzyıl da geçse de uğultusu dinmez.
Oyun oynasındı çocuklar
Hayali arkadaşları da kaçmış
Şimdi elleri havada, her an hazır kavgaya
Elleri havada kalmış çocukların
Habersiz, ağır mı ağır
İndirsen o değil
İndirmesen ölüm seni çağırır
Konuşsam içim hafifleyecek
Konuşmasam acının içinde kaybolacağım
Bir pazılın parçaları
Parça parça parçaları
Güldürseydik ya çocukları
Elleri havada asılıp kalmasaydı ya
Hani güzel masallar anlatsaydık
Mavilerden, pembelerden, sarılardan, beyazlardan alsaydık onları
Siyahlara bırakmasaydık.


*Küçücük yaşamlarında  bebeklerin, oyuncakların, kör ebelerin peşinden koşacakken acının peşine takılmış, çocukluklarını kaybetmiş bütün çocuklara. Uludere'de şeker bile yemeyen, Filistin'de oyun oynamayı bile unutan çocuklara...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder