Güpegündüz rüyama girdin
Açık gözlerle gördüm seni
Karanlık kuytularda değil.
Ellerinde hiç oynanmamış bir bebeğin saçlarının izi.
Avuçların içi sararmış.
Öpülesi avuçların besbelli.
Kimse duymadan konuştun mu kendinle?
Senin de oldu mu güldüğün günler bizim kadar?
Ağladın mı bizim ağladığımız şeylere?
Yazdın mı beyaz kağıtların üzerine sevgiline mektup?
Ne söyledin?
Ne konuştun?
Ne zaman sustun?
Daha 15 inde soğuk toprakların altına gömdük seni
Kimsesiz, yapayalnız.
Mavi yelkenler çizebildin mi bizim kadar?
Ya da denizi hiç gördün mü?
Attın mı kendini masmavi gökyüzüne?
Bak uzaktan bir mavi yelkenli geçiyor.
Binip de gidesin gelir.
Bak uzaktan bir mavi yelkenli geçiyor.
Binip de gidesin gelir.
Kim attı seni soğuk sulara?
Çırpına çırpına.
Sıcacık ellerinden tutup aşk şarkıları da mı fısıldamadılar
kulaklarına?
Acıktım, susadım mı senin kadar
Karanlık sularda boğuldum mu?
Acıdı mı gözlerim?
Şarkı söyledim kedi kendime.
sesini duyamadım.
sesini duyamadım.
Çığlıklarını duyan oldu mu karanlık sularda?
Kara örtülerin içinde kim gömdü güzel yüzünü?
Sesini duyan oldu mu senin?
Sen, masmavi denizi bile göremeyen kız.
Biz hep o karanlık sularda boğulduk,
Seni boğdukları yerde.
*(13 yaşında evlendirilen 15 inde tecavüze uğrayıp hamile kalan, Batman çayına atılarak öldürülen, kefensiz ceset torbası içinde gömülen Hatice Daşlı'nın anısına)

çok dokunaklı..ve maalesef gerçek...ben de blog sayfamda bu konulardan bahsetmiştim..belki takibe gelirsin....
YanıtlaSilVe maalesef gerçek olmaya da devam ediyor...
YanıtlaSil